Konuşmayı Biliyoruz Ya Dinlemeyi?
Biriyle konuşurken muhatabınızı dinleyin. Çünkü dinlemeden dinletemezsiniz! İletişimin etkili olması için, sözü alıp konuşmaya başlamadan önce muhatabını dinlemek anlama gücünü artırır. Böylece konuşma sırası bize geldiğinde daha etkili, sağlıklı ve dengeli konuşabiliriz.
Dinleme, sağlıklı bir iletişimin ilk noktasıdır. Çünkü dinlemek, karşımızdakini anlamamızı sağlar. Karşımızdaki kişi konuşurken biz de konuşursak ya da düşüncelerimizi başka yerlere kaydırırsak o zaman iletişim gerçekleşmeyecek ya da eksik gerçekleşecektir. Çoğunlukla, biri konuşurken diğer kişi zihninde konuşulanlara karşı vereceği cevap üzerine ve söyleyecekleri üzerinde yoğunlaşır. Bu durumda konuşulanlar tam, doğru ve etkili duyulamaz, anlaşılamaz. Bir rekabet havası içerisinde “ben ne söyleyeceğim” düşüncesi kişiye hâkim olur. Bu iletişim hatası, özellikle eşler arasında sık görülür.
Kadın bir şey söylerken erkek genellikle bu konuşmayı kısa kesecek şeyler düşünmeye başlar. Dolayısıyla erkek, kadının ne demek istediğini anlamaz ya da yanlış anlar. Böylece kadında “Eşim beni dinlemiyor, anlamıyor, bana değer vermiyor”, erkekte ise “Eşim çok konuşuyor, onu anlamıyorum” şeklinde yargılar oluşur. Aynı şekilde, erkek konuşurken ya günün yorgunluğuyla ya da seyretmek istediği bir TV programını kaçırmak istemediğinden kadının zihni bu konuşmayı kısa kesecek şeylere, dinlenmeye veya dizi ile ilgili görüntülere kayar. Bu durum çocuğun anne ve babasıyla ilişkilerinde de geçerlidir.
Bir topluluk sohbetinde dahi ortaya atılan bir fikri, gerekli açıklamalar ortaya konmadan ve bu açıklamaları dinlemeden hemen tartışmaya başlayan insanlar vardır. Bu tür insanlar hem fikri ortaya koyan kişiyi hem de dinleyicileri olumsuz etkileyerek çoğu kez ortamın yay gibi gerilmesine neden olurlar.
Karşımızdaki insanı dinlemek yerine, ne söyleyeceğimize odaklanırsak, konuşmalarımız da eksik ve yanlış olacaktır. Eğer kendimizi dinletmek ve anlaşılmak istiyorsak, yapacağımız ilk iş dinlemek ve anlamak olmalıdır.
Temel Dinleme Yasaları
• Göz kontağı kur.
• Muhatabının sözünü kesme.
• Rahat ve dinlemeye hazır bir şekilde otur.
• Başınla onayla.
• Muhatabına yönel, hafifçe ona doğru eğil.
• Onay cümleleri kur; ilgini göstermek için dinlediğin önemli yerleri muhatabına tekrarla.
Dinleme Bariyerleri
• Konuşan kişiye yönelik önyargı, peşin hüküm
• Dil ve aksan faklılıkları
• Gürültü
• Üzüntü, öfke, korku gibi duygusal engeller
• Dikkat eksikliği
• İlgi/merak eksikliği
Aktif Dinlemenin 3 Basamağı
İşitme: Konuşan kişiyi, ne söylediğini anlayacak düzeyde duyabilme anlamını içerir. Diyelim ki bir belgesel izliyorsunuz. Sunucu hiçbir zebranın bir diğerine benzemediğini söylediyse, duyduğunuz bilgiyi doğru şekilde tekrar edebiliyorsanız “işitme” basamağından başarıyla geçtiniz demektir.
Anlama: İşittiğinize, kendi birikim ve değerlendirme yeteneğinize göre anlam verme basamağını içerir. Yukarıdaki örneğe dönecek olursak, hiçbir zebranın birbirine benzemediği yargısını zihnimizde değerlendirip bunun sebebini bulamaya çalışırız. “Farkı oluşturan, zebraların siyah-beyaz çizgilerinin şekilleri olsa gerek…” diye düşündüğümüzde, anlama sürecini de alnımızın akıyla geçtik diyebiliriz.
Yorumlama: Edindiğimiz bilginin bizim için ne anlama geldiğini, bizi ilgilendirip ilgilendirmediğini belirlediğimiz evredir. Zebralarla ilgili bu bilgiye inandık mı? Belki de “Zebraların çizgileri neden farklı olsun ki, mutlaka birbirinin aynısı olan iki zebra vardır” diye düşündük. Sonra da “İnsanların da parmak izleri farklı...” diyerek duyduklarımızı o kadar da inanılmaz bulmadık. Böylece aktif dinlemenin son basamağını geçmiş olduk.
Yazar : Niyazi F. Eres
Bilgi@superbeyin.net
Devamı Süper Beyin Dergisinde
|
Eklenme Tarihi
|
:02.02.2012 00:05:54
|
|
Okuma Sayısı
|
:287
|
|
Ekleyen Yazar
|
:Yönetim
|
Reklam
Yorumlar
Bu makaleye eklenmiş yorum bulunamadı
Sende Yorum Yaz
Adınız ve Soyadınız :
E-posta Adresiniz :
Yorumunuz :
Diğer Makaleler
Arkadaş edinmenin tek yolu, arkadaş olmaktır.
Emerson |